Dolar 48,68 ₺ Euro 56,00 ₺ Sterlin 65,35 ₺ Altın (gr) 6.752,96 ₺ Gümüş (gr) 100,10 ₺ Bitcoin 3.721.196 ₺ ▲ 0,59% Ethereum 118.809 ₺ ▲ 1,45% BNB 35.317 ₺ ▲ 1,60% Tether 48,63 ₺ ▼ 0,02% XRP 63,32 ₺ ▲ 0,13% Solana 4.854 ₺ ▲ 2,39%
Gümrük

Çin’in ihracat yasağı, Türkiye’ye madende yeni sahalar açtı

Çin’in ihracat yasağı, Türkiye’ye madende yeni sahalar açtı

ABD-İran savaşı nedeniyle yaşanan Hürmüz Boğazı krizi, Türkiye madencilik sektöründe maliyet dezavantajı­nın yanı sıra yeni ve güçlü pazar kapılarını açtı. Tedarik zincirin­deki kırılmaların etkisiyle Çin’in özellikle kıymetli madenlerde ih­racatta kısıtlamaya gitmesi, Ja­ponya, Finlandiya, Mısır gi

ABD-İran savaşı nedeniyle yaşanan Hürmüz Boğazı krizi, Türkiye madencilik sektöründe maliyet dezavantajı­nın yanı sıra yeni ve güçlü pazar kapılarını açtı. Tedarik zincirin­deki kırılmaların etkisiyle Çin’in özellikle kıymetli madenlerde ih­racatta kısıtlamaya gitmesi, Ja­ponya, Finlandiya, Mısır gibi pa­zarlarda taleplerin Türkiye’ye kaymasına neden oldu.

Bu yılın ilk 8 ayında 2025’in aynı döne­mine göre ihracatın yüzde 19,51 arttığı Türkiye madencilik sek­töründe, Finlandiya’ya yapılan ihracat yüzde 372, Japonya’ya yapılan ihracat ise yüzde 130 ar­tış gösterdi. Bu dönemde Türki­ye’den Çin’e yapılan ihracat da yüzde 46 oranında yükseldi. Yılın ilk 8 ayında ürün grupları bazın­da en fazla artışı yüzde 29 ile me­talik cevherler gösterdi. Bu ürün grubunun ihracat değeri 1,192 milyar dolar olarak kayıtlara geç­ti.

2026 yılını 7 milyar dolarlık ih­racat rakamıyla kapatmak iste­diklerini belirten İstanbul Ma­den İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Metin Çekiç, ihracat an­lamında ilk 8 ayda olumlu bir tab­lo çizdiklerini, miktarda olmasa bile ihraç değerinde artış yaşa­dıklarını kaydetti. Körfez’de ya­şanan savaş nedeniyle Çin’in bir­çok madenin ihracatında kısıtla­maya gittiğini anlatan Çekiç, “Bu durum sonucunda da Japonya gi­bi ülkeler alımlarını Türkiye’ye kaydırdı. Orada yaşanan yüzde 150’lik artış bizim için çok kıy­metli” dedi.

Çekiç, aynı dönemde Avrupa’nın batarya deposu ko­numundaki Finlandiya’ya ihra­catın yüzde 372, Brezilya’ya yüz­de 61, Çin’e yüzde 46, Belçika’ya yüzde 34 arttığını kaydetti. Çe­kiç, ABD’nin de sektör için önem­li bir pazar olduğunu vurgulaya­rak, “Özellikle doğal taşta ABD en büyük pazarımız. Ama mil­yar dolarların üzerinde potansi­yel var, bizim ihracatımız henüz 378 milyon dolarlarda” dedi. Sa­vaş nedeniyle Körfez bölgesinde yüzde 25’e yakın düşüş yaşandı­ğını da aktaran Çekiç, Irak’a ihra­catta yüzde 25’lik azalış olurken, BAE’de yüzde 10, Suudi Arabis­tan’da yüzde 4’lük düşüş olduğu­nu belirtti.

Türkiye’nin çok geniş bir ma­den çeşitliliğine ve güçlü rezerv­lere sahip olduğunu dile getiren Çekiç, sektörün mevcut ihraca­tının sahip olunan potansiyeli tam olarak yansıtmadığını söy­ledi. Türkiye’nin yalnızca maden çıkaran değil, bu kaynakları işle­yen, katma değerli ürüne dönüş­türen ve dünyanın farklı pazar­larına ulaştıran bir ülke olması gerektiğini belirten Çekiç, sektö­rün uzun vadeli hedefini 30 mil­yar dolarlık ihracat olarak orta­ya koydu.

Çekiç, “Bugün 7 milyar dolar­lık yılsonu hedefinden söz ediyo­ruz. Fakat Türkiye madenciliği­nin gerçek potansiyeline baktığı­mızda çok daha büyük bir rakam görüyoruz. Biz sektörümüz 30 milyar dolarlık ihracat gerçek­leştirebilecek potansiyele sahip. Bunun için yer altındaki zengin­liğimizi ekonomiye kazandırma­mız gerekiyor. Yeni yatırımları teşvik etmemiz, mevcut üretim kapasitemizi büyütmemiz, kat­ma değerli üretimi artırmamız ve ihracatçımızın dünya pazarla­rındaki rekabet gücünü destekle­memiz gerekiyor. Sektörümüzün önündeki temel sorunlarda çö­züm sağlandıkça bugün konuştu­ğumuz potansiyel adım adım ger­çeğe dönüşecek” diye konuştu.

Yeni OVP’de madencilik sek­törünün “stratejik sektör” olarak ele alınmasını “çok kıymetli” ola­rak yorumlayan Çekiç, “Özellik­le kritik mineraller ve nadir top­rak elementleri bu kapsama alın­dı. Endüstriyel mineraller çok önemli, bu grubun da kapsama alınması gerekiyordu. Dünyadaki 90 çeşit madenin 70 tanesi Tür­kiye’de var. Bu potansiyeli orta­ya koyacak, rekabetçiliğimizi geri alacak adımlara ihtiyacımız var” dedi.

Ruhsat ve izin süreçlerin­den finansmana erişime, devlet hakkı uygulamalarından çevre­sel izinlere, yatırım ortamından ihracatçının uluslararası reka­betçiliğine kadar sektörün gün­deminde bulunan başlıkların il­gili bakanlıklarla yapılan görüş­melerde ele alındığını belirten Çekiç, madencilikte yatırım ka­rarlarının uzun vadeli olduğuna dikkat çekti.

Sektörün yeni yatı­rımlara yönelmesi, mevcut yatı­rımlarını büyütmesi ve ihracat kapasitesini artırması için öngö­rülebilir ve sürdürülebilir bir ya­tırım ortamının önem taşıdığını vurgulayan Çekiç, “Sektör olarak yalnızca sorunları dile getiren bir yaklaşım içerisinde değiliz. Her sorunun karşısına bir çözüm öne­risi koymaya çalışıyoruz. Gerçek­leştirdiğimiz görüşmelerde de sektörümüzün beklentilerini ak­tarıyoruz. Kamu tarafında sektö­rümüzün sorunlarının dinlenme­sini, madenciliğin Türkiye eko­nomisi açısından taşıdığı değerin görülmesini ve çözüm konusun­da ortaya konulan iradeyi çok kıy­metli buluyoruz" diye konuştu.

Birlik olarak masa başında değil, sektörle birlikte hareket eden bir yönetim anlayışı benimsediklerini belirten Metin Çekiç, “Bir taraftan sektörümüzün sorunların çözümü için kamu kurumlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Diğer taraftan sahaya gidiyor, üreticimizi ve ihracatçımızı dinliyoruz. Önümüzde uzun bir yol var. Bu dönemde sektörümüzün bütün paydaşlarını aynı hedef etrafında buluşturmak istiyoruz. Daha fazla üretim, daha fazla katma değer ve daha fazla ihracat için çalışacağız. Hedefimiz 30 milyar dolarlık ihracat potansiyeline giden yolu birlikte açmak. Bütün bunları yaparken ‘önce insan, sonra çevre, sonra maden’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Kaynaklarımızı ekonomiye kazandırırken doğayı korumayı ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sürdürülebilir bir değer oluşturmayı önemsiyoruz” dedi.

İç pazarda enerji, işçilik, finansman maliyetleri ve mevzuatlar nedeniyle yatırımların düştüğünü söyleyen Metin Çekiç, şunları söyledi: “30 binlerde olan ruhsat sayısı 13 bin 370 adete düştü. Bunların içinde faaliyette olan sayısı 4 bin 500 civarında. Arama izninden işletme ruhsatına kadar 10-11 bakanlıkla görüşüyoruz. ÇED ile ilgili mahkeme süreçleri uzuyor, bunun için ihtisas mahkemeleri kurulmalı. Tüm bu süreçler iç ve dış yatırımların önünü kesiyor.” İMİB Başkan Yardımcısı Kazım Büyükgüçlü de özellikle doğal taş tarafında maliyetler nedeniyle yeni yatırım olmadığını, hatta çıkışlar yaşandığını aktardı.