Küresel akaryakıt piyasasında arz dengesi yeniden bozuluyor. Çinli rafineriler, Hong Kong ve Makao dışındaki pazarlara petrol ürünü ihracatını Pekin'den yeni bir bildirim gelene kadar durdurdu.
Kararın ardından petrol fiyatları yönünü yukarı çevirdi. Brent petrol yaklaşık yüzde 2 yükselerek yeniden 100 doların üzerine çıkarken Asya'daki motorin rafineri marjları da sıçradı.
Çin'in hamlesi özellikle motorin piyasası açısından önem taşıyor. Orta Doğu ve Rusya kaynaklı arz kayıpları nedeniyle zaten sıkışık olan küresel rafine ürün piyasasında Çin son aylarda önemli bir ek tedarik kaynağı haline gelmişti.
Çin'in en büyük petrol şirketlerinden PetroChina, ekim ayında yapılması planlanan bazı benzin ve jet yakıtı sevkiyatlarını iptal etti.
İptal edilen yüklerin önemli bölümünün son iki hafta içinde müşterilere taahhüt edildiği belirtiliyor.
Özel sektörün büyük rafinerilerinden Zhejiang Petrochemical da Çin'in bir haftalık tatil dönemi boyunca yeni petrol ürünü sevkiyatı planlamadı.
İhracatın 7 Ekim'de sona erecek tatilin ardından yeniden başlayıp başlamayacağı ise henüz belli değil.
Kararda Çin'deki akaryakıt stokları ile rafinerilerin üretim seviyelerinin belirleyici olması bekleniyor.
Çin son aylarda küresel yakıt piyasasının önemli tedarikçilerinden biri haline gelmişti.
Ülkenin rafinerileri ağustos ayında benzin, motorin ve jet yakıtından oluşan yaklaşık 4,58 milyon tonluk ihracat gerçekleştirdi.
Çin'in toplam petrol ürünü ihracatı ise aynı ayda yıllık bazda yüzde 12,7 artarak 6,01 milyon tona ulaşmıştı.
Pekin yönetimi temmuz ile eylül arasındaki dönemde daha önce uygulanan ihracat kısıtlamalarını gevşetmiş, rafinerilerin dış pazarlara daha fazla ürün göndermesine izin vermişti.
Çin'in ihracatı durdurması küresel motorin piyasası açısından kritik bir döneme denk geldi.
Orta Doğu'daki çatışmalar bazı rafineri ve lojistik hatlarını etkilerken Rusya'daki rafineri kapasitesi de saldırılar nedeniyle baskı altında bulunuyor.
Bunun sonucu olarak Avrupa ve Asya'da motorin arzı son aylarda ciddi biçimde sıkıştı.
Çin'in ekim sevkiyatlarını durdurmasının ardından Asya'daki motorin rafineri marjları varil başına yaklaşık 75 dolara yükselerek bir haftanın en yüksek seviyesine çıktı.
Ekim-kasım vadeli motorin fiyatları arasındaki fark da son iki haftanın zirvesine ulaştı.
Bu hareket, piyasanın yakın vadede fiziki ürün bulmakta daha fazla zorlanabileceğini gösteriyor.
Brent petrolün aralık vadeli kontratı yaklaşık yüzde 2 yükselerek varil başına 100 doların üzerine çıktı. ABD tipi WTI petrol ise 92 doların üzerine yükseldi. Petrol fiyatları günün ilk bölümünde düşerken Çin'in rafine ürün ihracatını durdurduğuna ilişkin haberlerin ardından yönünü yukarı çevirdi.
Ham petrol ile motorin fiyatları bire bir aynı yönde hareket etmese de rafine ürün piyasasındaki arz sıkışıklığı rafinerilerin ham petrol talebini ve ürün marjlarını destekleyebiliyor.
Çin'in ihracat kararı Türkiye açısından özellikle motorin maliyetleri üzerinden önem taşıyor.
Türkiye'deki akaryakıt fiyatları yalnızca ham petrol fiyatından değil, Akdeniz piyasasındaki rafine ürün fiyatları ile dolar/TL kurundan da etkileniyor.
Bu nedenle Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının yanında küresel motorin fiyatındaki yükseliş de pompa fiyatları açısından önemli.
Özellikle Avrupa ve Akdeniz havzasındaki motorin arzının daha da sıkışması durumunda ürün fiyatları ham petrolden daha hızlı yükselebilir.
Son haftalarda petrol fiyatıyla motorin fiyatı arasındaki ilişkinin zayıflamasının temel nedenlerinden biri de küresel rafineri kapasitesindeki sıkışıklık olmuştu.
Küresel piyasanın şimdi en önemli sorusu Çin'in yakıt ihracatına ne zaman yeniden izin vereceği.
Çin'de benzin ve motorin stoklarının son dönemde düşmesi, Pekin'in önceliği iç piyasaya vermesine yol açıyor.
Rafinerilerin ihracata yeniden başlayabilmesi için iç stokların toparlanması veya rafineri üretiminin artırılması gerekebilir.
İhracat yasağının ekim ayının tamamına yayılması halinde küresel motorin, benzin ve jet yakıtı piyasasındaki arz açığı daha belirgin hale gelebilir.
Bu durumda etkilerin yalnızca petrol fiyatında değil, akaryakıt ve hava yolu yakıtı maliyetlerinde de görülmesi beklenebilir.