Dolar 48,68 ₺ Euro 56,00 ₺ Sterlin 65,35 ₺ Altın (gr) 6.758,91 ₺ Gümüş (gr) 100,50 ₺ Bitcoin 3.720.714 ₺ ▲ 1,39% Ethereum 118.746 ₺ ▲ 2,20% BNB 35.251 ₺ ▲ 2,81% Tether 48,63 ₺ ▼ 0,02% XRP 63,23 ₺ ▲ 1,66% Solana 4.868 ₺ ▲ 3,54%
Tarım

Tarımsal sulamada ‘tek merkez’ çağrısı

Tarımsal sulamada ‘tek merkez’ çağrısı

Türkiye’de iklim deği­şikliği, kuraklık, ye­raltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki bas­kının artması ve tarımsal girdi maliyetlerinin yüksel­mesi, tarımsal sulama poli­tikalarını yeniden gündeme getiriyor. Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetle­ri Derneği (TAR-DER) Ge­nel Başkanı Ziraat Mühen­dis

Türkiye’de iklim deği­şikliği, kuraklık, ye­raltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki bas­kının artması ve tarımsal girdi maliyetlerinin yüksel­mesi, tarımsal sulama poli­tikalarını yeniden gündeme getiriyor. Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetle­ri Derneği (TAR-DER) Ge­nel Başkanı Ziraat Mühen­disi Mahmut Kaytan, Tür­kiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin sürdürüle­bilirliği ve gıda güvenliği­nin sağlanması açısından su kaynaklarının etkin ve ve­rimli biçimde yönetilmesi­nin büyük önem taşıdığını söyledi. Sürdürülebilir bir tarımsal üretim politikası­nın temel unsurlarından bi­rinin mevcut su kaynakla­rının en etkin şekilde kulla­nılması olduğunu belirten Kaytan, yalnızca sulama te­sislerinin inşa edilmesinin yeterli olmadığını ifade ede­rek, “Üreticilerin bu sistem­leri doğru, bilinçli ve verim­li biçimde kullanma­ları da bü­yük önem taşıyor. Tür­kiye’de su­lama tesis­leri, su var­lıklarının ve kaynaklarının en iyi şekil­de değerlendirilmesi ama­cıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğ

Söz konusu sorunların çözümü için tarımsal su yö­netiminin daha bütüncül, merkezi, adil ve etkin bir ya­pıya kavuşturulması gerek­tiğini kaydeden Kaytan, ta­rımsal sulamada en önemli sorunlardan birinin üreti­cilerin yeterli teknik bilgi ve danışmanlığa ulaşamaması olduğunu ifade etti. Yanlış sulamanın su israfı ve top­rak yapısının bozulmasına, verim kayıplarına, enerji ve üretim maliyetlerinin yük­selmesine neden olduğunu bildiren Kaytan, bilinçli, bi­limsel ve sürdürülebilir bir tarım için üreticinin yanın­da sürekli görev yapan tek­nik personel bulunması ar­tık bir zorun­luluk hâline geldiğini be­lirtti.

İkinci temel sorunun ise sulama ücretlerindeki farklılıklar olduğunu dile getiren Kaytan, sulama birlikleri ve sulama kooperatifleri arasında üreticilerden alınan ücretlerin değişebildiğine dikkat çekti. Kullanılan sulama sisteminin niteliğine göre de önemli maliyet farklarının ortaya çıktığını aktaran Kaytan, “Özellikle cazibeli sulama sistemleri ile basınçlı sulama sistemleri arasında üreticinin ödediği bedeller açısından önemli farklılıklar bulunuyor. Enerji maliyetlerinin etkisiyle basınçlı sistem kullanan üreticiler çok daha yüksek sulama maliyetleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum üreticiler açısından önemli bir adaletsizlik ve rekabet sorunu doğuruyor. Aynı bölgede, hatta birbirine çok yakın parsellerde üretim yapan çiftçilerin farklı sulama birliklerine bağlı olmaları nedeniyle farklı sulama ücretleri ödemesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir sorun” dedi.

İklim değişikliği ve artan kuraklık riskinin su kaynaklarının daha planlı ve merkezi bir anlayışla yönetilmesini zorunlu kıldığını ifade eden Kaytan, “Bu kapsamda ‘Türkiye Tarımsal Su Yönetimi’ adı altında, tarımsal sulama hizmetlerini ortak bir anlayış içerisinde koordine eden merkezi bir yapı oluşturulmalı. Amaç, mevcut sulama birlikleri ve kooperatiflerini ortadan kaldırmak değil; bunları ortak bir planlama, denetim ve koordinasyon sistemi içinde daha etkin hâle getirmek" açıklamasında bulundu.

Çözüm olarak sulama birlikleri ve sulama kooperatiflerinin bünyesinde yeterli sayıda teknik personel istihdam edilmesini öneren Kaytan, şöyle devam etti: “Birlik ve kooperatiflerin büyüklüğü, sulama alanı ve üretici sayısına göre ziraat mühendisi, tarım danışmanı ve sulama konusunda uzman teknik personel görevlendirilmesi gerekiyor. Bu personel yalnızca su dağıtımıyla ilgilenmemeli; üreticilere ürün deseninden modern sulama tekniklerine kadar rehberlik etmeli.”

Türkiye genelinde veya bölgesel özellikler dikkate alınarak oluşturulacak bir “ortak su havuzu” modeli üzerinde çalışılabileceğini dile getiren Kaytan, bu sistemde suyun kaynağı, sulama tesisinin niteliği veya üreticinin bağlı olduğu birlik/kooperatif nedeniyle ortaya çıkan aşırı ücret farklılıklarının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Kaytan, su kaynaklarının etkin kullanılması için 10 öneriyi şöyle sıraladı:

1. Tarımsal su yönetiminde merkezi planlama ve güçlü bir koordinasyon mekanizması oluşturulmalı.

2. Sulama birlikleri ve sulama kooperatifleri ortak bir Türkiye tarımsal su yönetimi politikası içinde yeniden yapılandırılmalı.

3.Birlik ve kooperatiflerin büyüklüğüne, sulama alanına ve üretici sayısına göre yeterli sayıda ziraat mühendisi, tarım danışmanı ve teknik personel istihdam edilmeli.

4. Üreticilere sulama, ürün seçimi, gübreleme, toprak yönetimi, tarımsal mekanizasyon, üretim planlaması ve pazarlama konularında sürekli tarımsal danışmanlık hizmeti verilmeli.

5. Sulama ücretlerinde bölgesel ve sistem kaynaklı aşırı farklılıkların önüne geçilmeli.

6. Üreticiler arasında adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir sulama ücretlendirme sistemi oluşturulmalı.

7. Su kaynaklarının miktarı ve niteliği dikkate alınarak üretim planlaması yapılmalı.

8. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı temel politika hâline getirilmeli.

9. Modern ve su tasarrufu sağlayan sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması teşvik edilmeli.

10. İklim değişikliği ve kuraklık riskleri dikkate alınarak uzun vadeli tarımsal su politikaları geliştirilmeli.