Dolar 49,45 ₺ Euro 55,29 ₺ Sterlin 65,40 ₺ Altın (gr) 6.579,96 ₺ Gümüş (gr) 90,13 ₺ Bitcoin 3.988.090 ₺ ▼ 2,53% Ethereum 116.199 ₺ ▼ 5,31% BNB 35.511 ₺ ▼ 2,65% Tether 49,37 ₺ ▼ 0,01% XRP 64,33 ₺ ▼ 4,39% Solana 5.031 ₺ ▼ 4,00%
Sanayi

Tek değişmeyen koruma gücü

Tek değişmeyen koruma gücü

Bundan 15 yıl önce sektörün önündeki soru bugünkünden çok farklıydı: Sigortayı Türkiye'de daha fazla insana nasıl anlatabiliriz? Bugün ise soru değişti. 'Depremden sele, kuraklıktan orman yangınlarına, siber tehditlere kadar büyüyen risklere karşı toplumu ve ekonomiyi nasıl daha dayanıklı hale getir

Bundan 15 yıl önce sektörün önündeki soru bugünkünden çok farklıydı: Sigortayı Türkiye'de daha fazla insana nasıl anlatabiliriz? Bugün ise soru değişti. 'Depremden sele, kuraklıktan orman yangınlarına, siber tehditlere kadar büyüyen risklere karşı toplumu ve ekonomiyi nasıl daha dayanıklı hale getirebiliriz?' Türkiye'de ilk kez 2011'de kutlanmaya başlanan Sigorta Haftası'nın yolculuğu, aslında bu iki soru arasındaki değişimin hikâyesi. Sigorta Haftası, Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan "Sigortacılık Bilinçlendirme ve Tanıtım Stratejisi" doğrultusunda sigorta bilincini geliştirmek amacıyla hayata geçirildi. İlk yılın gündeminde bugünün iklim, yapay zekâ ya da mobilite tartışmalarından önce çok daha temel bir ihtiyaç vardı. O da sigortanın ne olduğunu, neden gerekli olduğunu ve hangi risklere karşı güvence sağladığını anlatmak. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar'a göre aradan geçen 15 yıl, sektörün kat ettiği mesafeyi olduğu kadar, risklerin geçirdiği dönüşümü de ortaya

SİGORTASIZ OLMAZ SLOGANI 2014'e gelindiğinde verilen mesaj risk kavramını daha görünür hale getirdi. Dönemin Sigorta Haftası iletişiminde kullanılan "Sigorta gelirimize değil, riskimize ortak" ifadesi, sigortanın ekonomik işlevini anlatan mesajlardan biri oldu. Böylece ilk yılların ortak gündemi netleşti: Önce sigortayı anlatmak, ardından sigortanın hangi değeri ve hangi riski koruduğunu göstermek. Takip eden yıllarda Türkiye'nin yaşadığı afetler, ekonomik dönüşüm ve değişen tüketici davranışları sigorta sektörünün gündemini genişletti. 2021'e gelindiğinde Sigorta Haftası 10'uncu yılını "Sigortasız Olmaz" mesajıyla karşıladı. Pandeminin hayat, sağlık ve ekonomik faaliyetler üzerindeki etkilerinin sürdüğü dönemde sektör güvence kavramını yeniden öne çıkardı. "Sigorta demek güven demek" ve "Sigorta güzel yarınlar demek" mesajlarıyla sigortanın belirsizlik karşısındaki rolü anlatıldı.

DEPREM ETKİSİ AĞIR OLDU 2023 yılı ise Türkiye açısından başka bir kırılma noktası oldu. Doğu ve Güneydoğu merkezli depremlerin ardından gerçekleştirilen 12'nci Sigorta Haftası'nda afetlere hazırlık, sigortalılık oranları ve ekonomik kayıpların karşılanması daha görünür hale geldi. Ahmet Yaşar bu dönemle alakalı olarak "Afetler bize yalnızca kayıpların büyüklüğünü göstermiyor. Risk gerçekleşmeden önce yapılması gerekenleri de hatırlatıyor. Sigortacılığın görevi hasar meydana geldiğinde ödeme yapmakla sınırlı değil. Riskleri doğru okumak, sektörümüzün sorumluluk alanında" değerlendirmesini yaptı. 2026'da ise sektör bir anlamda hayatın başlangıç noktasına dönüyor. Toprak, su, hava ve ateş. 5–11 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek 15'inci Sigorta Haftası, yalnızca yaşamın kaynaklarını değil, yeni risk haritasını da temsil ediyor. Toprak deprem ve kuraklıkla, su sel ve taşkınlarla, hava iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarıyla, ateş ise orman yangınları ve enerji riskleriyle sigor

'ARTIK ÖNLEYİCİ ROLDEYİZ' Yaşar, "Toprak üzerinde evlerimizi ve iş yerlerimizi kuruyor, sudan yaşam ve üretim için yararlanıyor, havanın koşullarına göre geleceğimizi planlıyor, ateşin enerjisiyle emek verip değer üretiyoruz. Ancak bu unsurlarla bağlantılı riskler de değişiyor. Sigortanın görevi, riskleri önceden anlamamıza yardımcı olmak ve bir kayıp yaşandığında hayatın devamı için güvence sağlamaktır" dedi. Yaşar'a göre 15 yılın sonunda sigortacılık açısından en önemli değişimlerden biri, sektörün hasar sonrasından risk öncesine doğru genişleyen rolü. "Sigortanın görevi artık hasar dosyasının açıldığı gün başlamıyor" diyen Yaşar, "Riskin nerede oluşabileceğini görmek, olası kaybın büyüklüğünü hesaplamak, önleyici tedbirleri teşvik etmek sigortacılığın parçası" ifadelerini kullandı.

BUGÜN ARTIK GELECEK RİSKLERİ KONUŞUYORUZ SİGORTA Haftası'nın 15 yıllık yolculuğunu değerlendiren Yaşar, gelinen noktayı şöyle özetledi: "2011'de sigortayı daha fazla insana anlatmak için yola çıktık. Sonra 'Sigortasız Olmaz' dedik; çünkü insanların emek vererek oluşturduğu değerleri korumanın önemini anlattık. Çocuklarla geleceğin risk bilincini, teknolojiyle sigortacılığın yarınını konuştuk. Bugün ise toprağı, suyu, havayı ve ateşi aynı güvence fikrinin altında buluşturuyoruz." Yaşar, "15 yıl önce sigortayı anlatıyorduk. Bugün geleceğin risklerini konuşuyoruz. Dünya değişti, Türkiye değişti, riskler değişti ve sigortacılık da değişti. Ancak bütün bu yıllar boyunca değişmeyen bir şey var: İnsanların hayatlarını, emeklerini ve geleceklerini koruma ihtiyacı. Riskin şekli değişse de güvenceye duyduğumuz ihtiyaç değişmiyor" dedi.

SİGORTA HASAR DOSYALARI E-DEVLET'E TAŞINDI SİGORTACILIK ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), "e-Devlet/Özel Sigortalarım" hizmetinin kapsamını genişletti. Tamamlanan ikinci faz çalışmalarıyla vatandaşlar sigorta poliçelerinin yanı sıra hasar süreçlerine ilişkin bilgilere de e-Devlet üzerinden ulaşabilecek. SEDDK tarafından Siber Güvenlik Başkanlığı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin katkılarıyla yürütülen çalışma, sigorta uygulamalarına daha hızlı ve etkin erişim sağlamayı amaçlıyor. Yeni uygulamayla vatandaşlar, hasar dosyalarına ilişkin eksper raporlarını, kaza tespit tutanaklarını ve kusur oranlarını e-Devlet üzerinden görüntüleyebilecek. Sistem ayrıca tüm sigorta branşlarında güncel ve geçmiş poliçelere ilişkin ayrıntılı bilgilerin tek noktadan takip edilmesine imkan sağlayacak. "Özel Sigortalarım" sayfası üzerinden poliçe yenileme uyarılarına da erişilebilecek.